GençlikKulübü

.................................................... Yaşam Rehberiniz...

Anasayfa - Gençlere Rehberlik - Ergenlik Çağı Özellikleri
Ergenlik Çağı Özellikleri PDF Yazdır E-posta

Erkekler

 

Ergenlik; çocuk ile gelişmesini tamamlamış insan arasında bir geçit gibidir. Bu dönemdeki belirtiler özellikle cinselliğin bedene yansımasıyla başlar, gövdenin bu yansımaya göre şekil değiştirdiği gözlenir. Kız ve erkeklerin ergenlik döneminde geçirdikleri değişiklikler birbirine benzeyen şeylerdir aslında. Bu değişiklikler sizin ergenlik dönemine girdiğinizin ve artık çocukluktan delikanlılığa geçişinizin göstergesidir. Bu çok heyecanlı bir dönemdir. Bu devrede hem vücudunuzda hem de düşünce ve duygularınızda bir takım değişiklikler olur. Bazen paniğe kapılabilir bazen de çok mutlu olabilirsiniz. Bu devrede aklınıza en sık takılan konu dış görünüşünüzdür. Aynanın karşısından ayrılmaz olur ve sürekli saçınız ve sivilcelerinizle uğraşırsınız. Ergenlik dönemindeki değişikliklerin kaynağı hormonlardır. Androjen dediğimiz erkeklik hormonları genetik yapıya bağlı olarak büyümeyi gerçekleştirir. Ergenlik genelde 10-16 yaş arasında başlar, eğer aynı yaştaki arkadaşınızda ergenlik belirtileri başlamış ve sizde henüz başlamamış ise sakın paniğe kapılmayın, mutlaka sizde de başlayacaktır

 

ERGENLİK DÖNEMİNDE YAŞANAN DEĞİŞİKLİKLER:

 

BOY VE KİLO ARTIŞI

Ergenliğin ilk işareti genelde boy atma yani hızlı büyümedir. Bu dönemde önce boy artar arkasından kilo artar. Kıyafetler birden bire küçük gelmeye başlar. Omuzlar genişler. Gövdedeki bu değişim ilkbahar aylarında daha hızlı olur, bu aylarda boy daha fazla uzar. Sonbaharda ise kilodaki artış daha fazladır.

 

BESLENME:

Ergenlik döneminde vücudunuz hızlı bir değişim sürecine girdiğinden bu dönemde düzenli beslenmeniz, rejim yapmaktan çok daha önemlidir. Protein içeren yiyecekleri tercih edin (et, balık, yumurta, süt, bakliyat v.b.). Bolca taze sebze ve meyve yiyin, bol su için. Her sabah "kahvaltı" yapmayı unutmayın. Vücudunuz gelişmekte olduğundan forma girmek için egzersiz yapmanın tam zamanı...

 

HORMONAL GELİŞİM

Bedensel gelişme ve kıllanma, hormonların etkisiyle olur. İnsan bedenindeki bazı bezlerin salgıladığı kimyasal maddeler olan hormonlar, kan dolaşımıyla tüm gövdeye yayılırlar ve hücrelerin , organların çalışmalarını etkiler. Hormonların salgılanması tüm cinsel yaşamda rol oynayan bedensel mekanizmayı harekete geçirir.

Bu dönemdeki bedensel gelişmelerin zamanlaması, biçimi, hızı, birçok etkene göre değişir. Bu etkenler arasında, kalıtımsal (Aileden gelen) özellikler, yaşama düzeyi, beslenme biçimi, sağlık koşullarını sayılabiliriz.

 

GÖĞÜSLER

Ergenlik döneminin başlarında erkek çocukların göğüslerin birinde veya her ikisinde etkilenme olur. Göğüs ucu şişer ve genişler, dokunmaya duyarlı hale gelir, bazen de hafif bir acı verir. Bu etki olağandır. Hormonların yeni bir denge kurmasıyla her şey kendiliğinden düzelir.

 

CİLT:

Bu dönemde aşırı yağlanma da yine geçici bir olaydır. Özellikle yüzde ve saç diplerindeki yağlanmayı önlemek için kökten önlemlere başvurulmaması gerekir.

Yüzde beliren kötü görünüşlü sivilce geçicidir. Bu sivilcelerin cinsel etkinlikle kendini tatminle ilişkisi yoktur. Yüzün göze batan yerinde bir çukur açılması istenmiyorsa onları görmezlikten gelmek gerekir. Terlemede ve bedenin koku salgılamasında artış olur. Cinsel organ, koltuk altı ve ayak kokusu rahatsız edici boyutlara ulaşır. Bu dönemde temizlik daha gerekli bir hale gelir.

 

KILLANMA:

10-15 yaşları arasında başlayan kıllanma, cinsel organ dibinde öncelikle görülü, bunu koltuk altı ve dudak üstünde kıllanma bunu izler. Kıllanma süreci kimi zaman 16 bazen de 18 yaşına kadar uzanır. Erken başlayan kıllanma erken başlayacak ergenliğin göstergesidir. Çok az rastlansa da 18 yaşına kadar kıllanmanın görülmeme olasılığı da vardır. Bunun nedeni, hormonsal etkinliğin başlamayışıdır. Doktorun müdahalesi ile düzene sokulan hormon dengesi kıllanmayı başlatır.

Ayrıca kıllanmada ortaya çıkan sorunlardan biri de cilt bozukluklarıdır.(Kıl dönmesi v.b.) Rahatsız edici olsa da kısa bir süre sonra geçeceği akıldan çıkartılmamalıdır.

 

SES DEĞİŞİMİ

Ortalama 6 ay sürer. Sıkıntı ve utanç yaratır. Kendi sesimizi tanıyamaz ve susmayı  tercih ettiğiniz zamanlar olur. Bu atlatılması gereken bir aşamadır.

 

SERTLEŞME

Cinsel organda sertleşmeler görülmeye başlar, uzun sürer ve bir takım heyecanlar yaratır. Çeşitli nedenlerden oluşan bu olay her zaman cinsellikten olmayabilir. Heyecan, kızgınlık, beden eğitimi, televizyon, idrar yapma gereksinimden de olabilir.

 

İLK MENİ GELMESİ

Genellikle kendi kendini tatmin sırasında görülür, kendiliğinden de olabilir. kendiliğinden olanlar, beden hareketleri sırasında sinirlerin gergin bir anında, düşüncenin erotik olarak etkilenmesi halinde ya da rastlantı sonucu bir etkilenme ile görülür. Beklenmeyen bir zamanda ilk kez meydana geldiğinden hayret ve sıkıntı yaratır. Meni gelmesi bazen uykuda haz duygusunu etkileyen bir rüyadan sonra olabilir. Gençler kendiliğinden meydana gelen spermden sıkıntı ve suçluluk duyarlar. Yataklarını örterler, pijamalarını saklarlar, ya da onları kendileri yıkamak isterler. Geceleri görülen meni gelmesi çok normal bir durumdur. Değişen zamanlarda hatta büyük kişilerde bile görülebilir. Çekinilecek bir durum yoktur, bu sizin gayet normal olduğunuzu gösterir. Meni gelmesini daha iyi anlamak için önce üreme sisteminizi öğrenelim:

Penisin hemen altınki torbanın içinde bulunan testisler tarafından erkek cinsel hormonuyla birlikte üreme hücreleri (spermler) üretilir. Burada üretilen spermler sperm kanalı yoluyla prostata gelir. Prostatın içinde spermler prostat ve meni bezleri tarafından üretilmiş olan döl suyu (meni) ile karışırlar. Bu sıvı spermleri idrar yolu ve penis kanalıyla dışarıya taşımakla görevlidir. Spermle bu sıvının karışımı beyaz koyu bir akıntı halini alır. Döl suyunun penise ulaşması idrar kanalıyla olur.  İdrar yolu idrar kesesinden penise idrar taşıyan kanaldır. Prostat bezine gelince sperm kanalı ile birleşerek penise ulaşır. Penis erkek cinsel hücrelerini dişiye taşımak ve idrarı dışarı atmak işlevlerini üstlenmiştir.

 

KENDİ KENDİNİ TATMİN

Ergenlik döneminde kendi kendini tatmin önemli bir rol oynar. Fakat gençler bu tür konuları rahatlıkla kendi aralarında konuşamaz ve utanırlar, buna ek olarak mastürbasyon yapanların elinde kıl çıkacağı, mastürbasyonun; iktidarsızlığa, kısırlığa, bunamaya, hafıza kaybına yol açacağı gibi halk arasında söylenen asılsız sözler de gençlerin gereksiz yere suçluluk duygusuna kapılmalarına da neden olurlar.   Bu konular da suçluluk duyulacak bir durum yoktur ama her şeyin aşırısı zarar olduğu gibi bunun da aşırısından sakınmak en iyisidir..

 

Kızlar

 

Ergenlik; çocuk ile gelişmesini tamamlamış insan arasında bir geçit gibidir. Bu dönemdeki belirtiler özellikle cinselliğin bedene yansımasıyla başlar, gövdenin bu yansımaya göre şekil değiştirdiği gözlenir. Kız ve erkeklerin ergenlik döneminde geçirdikleri değişiklikler birbirine benzeyen şeylerdir aslında . Bu değişiklikler sizin ergenlik dönemine girdiğinizin ve artık çocukluktan genç kızlığa geçişinizin göstergesidir. Bu çok heyecanlı bir dönemdir. Bu devrede hem vücudunuzda hem de düşünce ve duygularınızda bir takım değişiklikler olur. Bazen paniğe kapılabilir bazen de çok mutlu olabilirsiniz. Bu devrede aklınıza en sık takılan konu dış görünüşünüzdür. Sık sık kendinize "Nasıl görünüyorum?" diye sorarsınız. Ergenlik dönemindeki değişikliklerin kaynağı hormonlardır. Östrojen dediğimiz bu hormonlar genetik yapıya bağlı olarak büyümeyi gerçekleştirir. Ergenlik genelde 10-16 yaş arasında başlar, eğer aynı yaştaki arkadaşınızda ergenlik belirtileri başlamış ve sizde henüz başlamamış ise sakın paniğe kapılmayın, mutlaka sizde de başlayacaktır.

ERGENLİK DÖNEMİNDE YAŞANAN DEĞİŞİKLİKLER:

BOY VE KİLO ARTIŞI:

Ergenliğin ilk işareti genelde boy atma yani hızlı büyümedir. Bu dönemde boyumuz bir anda uzar, boyla beraber kiloda artar, kıyafetlerimizin içine giremeyiz. Tüm gelişim dönemi içerisinde özellikle bu yıllarda kızların kilosu erkeklerden fazladır.

GÖĞÜSLERİN BÜYÜMESİ

Göğüslerinizin büyüdüğünü fark edeceksiniz. Bu büyüme sırasında göğüslerde ağrı-sızı ve sertleşmeler olabilir. Büyüme  herkeste farklı büyüklükte ve şekilde olacaktır. Bir göğsünüzün diğerinden daha büyük veya farklı şekilde olması sizi endişelendirmesin. Herkesin göğüsü tamamen simetrik olmamakla birlikte ergenliğinizin sonuna geldiğinizde iki göğüsünüzün de yaklaşık aynı büyüklükte ve şekilde olduğunu göreceksiniz.

CİLT:

Cildiniz bir anda yağlanırsa ve yüzünüzde sivilceler çıkmaya başlarsa endişelenmeyin, bu gayet normaldir; vücudunuzdaki yağ bezelerinin daha aktif duruma geldiği anlamına gelir. Düzenli olarak yüzünüzü yıkayın. Sivilcelerinizle oynamayın, yoksa yüzünüzde çukurluklarla yaşamak zorunda kalırsınız. Aynı dönemde ter bezleriniz de daha aktif bir duruma geçeceğinden ter kokusu sizi rahatsız edebilir. Eğer imkanınız varsa daha sık yıkanabilir ve dilerseniz deodorant kullanabilirsiniz.

KILLANMA:

9-14 yaşları arasında koltuk altı ve kasıklardaki tüyler kalınlaşır ve uzar. Bu sizi korkutmasın bunların temizliği sağlığınız açısından önemlidir. İstenmeyen tüylerden kurtulmak için annenize veya bir aile büyüğünüze danışabilirsiniz.

BESLENME:

Ergenlik döneminde vücudunuz hızlı bir değişim sürecine girdiğinden bu dönemde düzenli beslenmeniz, rejim yapmaktan çok daha önemlidir. Protein içeren yiyecekleri tercih edin (et, balık, yumurta, süt, bakliyat v.b.). Bolca taze sebze ve meyve yiyin, bol su için. Her sabah "kahvaltı" yapmayı unutmayın. Vücudunuz gelişmekte olduğundan forma girmek için egzersiz yapmanın tam zamanı...

AKINTI:

Bazı zamanlarda iç çamaşırınızda leke bırakan beyaz veya sarı renkli bir akıntıyla karşılaşabilirsiniz. Bu doğal akıntı, vajinanın kurumasına engel olmak ve vajinayı çeşitli enfeksiyonlardan korumak içindir. Bu tamamen normaldir ve çok yakında ilk adet dönemizin başlayacağının habercisidir. Eğer akıntınız sizi rahatsız edecek şekilde yoğun ve kokulu ise, kaşınmaya sebep oluyorsa ve akıntı renginde değişiklik gözleniyorsa hemen  doktora başvurmalısınız.

 

ADET GÖRME:

Yukarıda bahsettiğimiz değişikliklerden bir süre sonra vajinadan kan gelir. Bu kanamaya "adet kanaması" adı verilir. Günlük kullanımda "regl olmak" veya yanlış kullanımda "hasta olmak" denir. Ama bu bir hastalık değil tam tersine bir genç kızın çok normal ve sağlıklı olduğunun bir göstergesidir. Adet görmenin ne anlama geldiğini daha iyi anlamak için önce üreme sisteminizi öğrenelim:

Yumurtalıklarınızda (ovaryum) yüzbinlerce yumurta hücresi (ovum) vardır. Bu hücrelerden her ay bir tanesi adet döneminizden yaklaşık iki hafta önce olgunlaşarak serbest kalır. Bu işleme yumurtlama (ovulüasyon) adı verilir. Daha sonra yumurta fallop tüpünden ilerleyerek rahime (uterus) gelir. Bu sırada rahim duvarı olası bir döllenmeye hazır olabilmesi ve yumurtanın yerleşip gelişebilmesi için yumuşak kan ve doku tabakası hazırlayarak kalınlaşır. Bu yumurtlama sürecinde erkek üreme hücresi ile yumurta buluşursa döllenme adını verdiğimiz olay gerçekleşir ve hamilelik oluşur.

Eğer döllenme olayı olmaz ise daha önce kalınlaşmış olan rahim duvarı parçalanarak kan ile birlikte birkaç gün boyunca vajinadan vücudun dışına atılır ve bu olaya adet kanaması (regl) adı verilir. Herkesin adet kanama dönemi farklı zamanlarda başlar. Bu genel olarak 10-16 yaş arasındadır.

 

İLK ADET

Eğer çamaşırınızda pembe bir leke görürseniz endişelenmenize hiç gerek yoktur. Bu sizin adet döneminizin başladığını gösterir. Herkesin başına gelebilecek doğal bir olaydır. Yanınızda ped taşıyarak ilk adet gününüzü endişe etmeden geçirebilirsiniz. Daha sonraki zamanlarda adet göreceğiniz zamanı tahmin edebileceksiniz. Bu zamanlarda yanınızda ped taşımaya özen gösteriniz. Ülkemizde adet kanamalarında genelde pamuk kullanılmaktadır. Pamuk kullanılıp atıldığı için daha temiz bir kullanım aracı olsa da küçük pamuk lifleri vajina'ya kaçıp burada bir iltihaba yol açabilir. Bu nedenle gazlı beze sarılı pamuk daha sağlıklı olacaktır. Ayrıca bu amaçla hazır satılan çeşitli pedler bulunmaktadır. Adet döneminde kan kaybetmiş olsanız da endişelenmenize gerek yok, vücudunuz bu miktarı çok kısa zamanda telafi edecektir.

 

ADET  PROBLEMLERİ

A-Adet Ağrıları

Bazıları adet döneminde hiç acı duymazken bazıları ise bu dönemde bazıları karın ağrıları hissederler. Adet kanamalarından önce ve kanama süresince iki tür ağrı görülebilir. Bunlardan biri; adetin başlamasından önce ortaya çıkar ve sürekli bir sancı-sızı olarak hissedilir. Bunun sebebi rahimde kan toplanmasıdır. İkinci ağrı ise, Rahim kaslarının kasılması ve kanın dışarıya atılmasından dolayı oluşan ve karnın alt bölgelerinde hissedilen ağrıdır. Ayrıca adet dönemi başlangıcında gerginlik, sinirlilik, sırt ağrıları ve göğüslerde büyüyüp sertleşme görülebilir.

 

B-Aşırı Kanamalar

Bazılarında kanama daha fazla olabilir. Aşırı kanama kansızlığa, demir eksikliğine yol açabileceği için nedenini araştırmakta büyük yarar vardır. Kimi fazla kanamalar sıkıntı, gerilim, psikolojik sorunlar nedeniyle ortaya çıkabilir. Ama daha da önemli nedenlerden dolayı da  olabilir, doktora görünmek en doğrusudur. 

C-Adet Düzensizliği

İlk başlarda adet kanamalarınızda bir düzensizlik olabilir, bu olağan bir durumdur, zamanla düzene girecektir. Adet dönemleri genelde 21 gün ile 35 gün arasında değişebilir. Aşırı heyecan, stres, gerilim, korku veya hastalıktan dolayı kanama erken veya geç olabilir.

Adetinizin ne zaman başladığını ve ne kadar sürdüğünü takip etmek için bir takvim kullanın. Bu şekilde kendi adet döneminizi belirlemeniz kolaylaşır.  Ayrıca herhangi bir nedenle doktora giderseniz bu takvim doktorunuzun da işini kolaylaştıracaktır. Aşağıdaki şekilde bir genç kızın takvimi görülmektedir. Kanamanın olduğu ilk günü yuvarlak içine alın ve kanamanın olduğu günlere birer çarpı çizin. Bu tür takvim tutmayı mümkün olduğu sürece bütün hayatınız boyunca sürdürürün. 

 

 
Bookmark and Share